TUTTURMA!

IMG_20190320_140036_696

İstediğin bir şeyler var değil mi? Bir türlü sana gelmeyen. Bir türlü istediğin gibi olmayan. Onlara karşı verdiğin tepki nedir? Onları isterkenki seni gör. Ağlamaklı mısın? Kurban gibi mi hissediyorsun? Acıyor musun kendine? Yalvarıyor musun? O halini gör. Neye benziyor? Tutturmuş ağlayan bir çocuğa! Çünkü bunu öğrendik değil mi? Ağlarsak, yalvarırsak, acındırırsak kendimizi istediğimiz bize gelir… Oysa büyüdük ve tutturmuş çocukların pek de sevimli şeyler olmadığını biliyoruz. Evet onlar bir çocuk. Onları anlayışla ve sabırla karşılayabiliyoruz. Fakat yine de tutturmayan, istediğini coşkuyla, neşeyle arzulayan bir çocuğu tercih ederdik. “Anneeee, çikolatalı dondurmaaaa!” diye ağlayan, kendini “Dondurmaaaa!” çığlıklarıyla yerden yere atan bir çocuk ve çikolatalı dondurmayı nasıl keyifle ve tutkuyla yiyeceğini anlatan onun için deli gibi heyecanlanan ve bunu açıkça ortaya koyan bir diğer çocuk; birine sussun diye alırsınız o dondurmayı, diğerine dayanamadığınız için, içinizden geldiği için. Üstelik sussun istediğiniz çocuğun değişmesini istersiniz. Ona tutturmamayı öğretmek istersiniz. Tutturan çocuğun tutturma huyundan kurtulmak istersiniz. Çünkü bu yorucudur. Sürekli bu tutturmaya maruz kalmak, vereceğiniz şeyleri bile verirken isteksizleşmenize sebep olur. Çünkü vermeseniz de zorla alınacak. O zaman gerçekten mi veriyorsunuz?
Şimdi yetişkin olduk ilişkilerimizde ilgiyi tutturarak istiyoruz, sevgiyi tutturarak istiyoruz, onayı tutturarak istiyoruz, saygıyı tutturarak istiyoruz… “Beni sevmiyor…” diye her ağladığında bak bir kendine ne yapıyorsun o an? Tutturuyorsun! Bana saygı göstermiyorlar diye bağırdığında ne yapıyorsun? Tutturuyorsun! Ben niye şundan bundan muhafım diye isyan ettiğinde… aslında tutturuyorsun! Tuttururken kimse sana gerçekten istediğini vermeyecek. Sus payı alırsın belki evet ama senin gerçekte istediğin bir sus payı mı? Dondurma istediniz ve dondurmanız “Al zıkkımlan da sus!” denilerek size verildi. Yerken dondurmanın tadı değişir. Keyif vermez. Dondurmayı elde etmek değildi olay. Dondurmayı keyifle yemekti… İşte bu yüzden bir sürü tatminsiz insan var. Evrenden iste gelsin dendiğinde yanlış anlaşılan işte bu. Evrenden de tutturarak istiyoruz. Evren kanmıyor bu numaralarımıza. Oysaki neşeyle coşkuyla, sanki olmuşçasına isteyebiliyorsak… o zaman istediğimiz de bir yolunu bulup bize ulaşıyor. Ulaşmıyorsa da daha iyisi ulaşıyor. Çünkü bazen ,gerçekten, dondurma yemememiz gerekir.

Gizem Çimen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close