AİDİYET

IMG_20190223_172956_283

Harry Potter serisinin ilk kitabını okuduğumda, Harry’nin Hogwarts Büyücülük Okulu için davet mektubu aldığı yaştaydım. O yıl benzer bir mektup almayı, gerçekten, bekledim. Kendi ülkemin topraklarında da elbet böyle bir okul olacağını düşledim. Hatta o yıl mektup gelmeyince, bizim okulun öğrencileri daha ileri yaşlarda kabul ettiği fikrini geliştirip yine de beklemeye devam ettim. Ait hissedilecek başka bir dünyaya davet beklemekti bu; gelmeyeceğini bilip yine de beklemekten kendimi alıkoyamadığım bir davet… Yıllar sonra Alice Harikalar Diyarında filmini izlediğimde, nedense kitabını okumamıştım küçükken, filmden inanılmaz keyif alıp “Ben neden Alice’inki gibi bir tavşan deliğine düşmüyorum?” diye düşünüp hüngür hüngür ağladım. Bu olduğunda üniversitedeydim ve işte yeniden başka bir dünyaya açılan herhangi bir şeye -mektup, tavşan deliği, gizli geçit, iksir, taş..- ihtiyacım vardı. Harry, gittiği dünyada Voldemort ile mücadele etti; Alice, Kırmızı Kraliçe ile savaştı. Gittikleri dünyalar toz pembe olduğu için onlar gibi bir yolculuk yapmak istemiyordum. O yolcuğu istiyordum çünkü her ikisi de gizli yeteneklerini keşfediyorlardı. Her ikisi de ait hissediyorlardı ve gittikleri yerler sınırsızdı. Limit yoktu. Uçabilir, görünmez olabilir, bir kaç sözcükle tehlikeleri savuşturabilir, hayvanlarla konuşabilir, zamansızlığın içinde var olabilirlerdi…
Geçenlerde bir rüya gördüm. Araştırmalar yapmaya itti beni ve sonunda İstanbul’un altındaki tünellere ulaştım. Aniden karşınızda belirip yolunuzu kesen duvarlar, dev boşluklar, duvarlardaki hangi dile ait bilinmeyen yazılar… Hayal dünyam coştu. Başka dünyalara açılan kapılar, yer altında yaşayan gizli halklar, hatta dev boşluklara saklanmış canavarlar ya da acil durumda kullanılacak (Dünyanın sonu gibi bir aciliyet!!) bir uzay gemisi… Neler neler… Peki gerçekte olan ne? Eğer tünellerin haritasına sahip değilsen kaybolman!! Fakat bu çok sıkıcı. Gerçeği reddetmiyorum. Gerçek orada. Ama daha fazlası… Sanki hep daha fazlası var. Daha büyülü bir şeyler var ve gerçekliğin içine sıkışıp kaldığımızda bunları kaçırıyoruz. Buna hayal gücü diyelim. Buna kaçış diyelim. Ne olursa olsun. Kişinin daha ait hissedeceği bir dünya kurması ve bunu kendi gibi hayalbazlara sunması… Sanat belki de bu. Sanatın ortaya çıkış nedeni belki bu. Bir manzaraya bakıyorsun. Orada işte. Neden bir de sen resmetmek istersin? Sen resmettiğinde bire bir aynısını çizsen bile o gerçek değil artık. O gerçekliğin ötesinde. O sana ait. Senin yorumun. Senin boyaya, tuvale dokunuşunla şekillendi. Sana verdiği his de manzara ile birleşti. Ya da baktın manzaraya ve sadece hissettiklerini akıttın. Soyut çalıştın. O zaman tümden bambaşka bir şeye dönüştü manzara. O manzarayı belki hiç görmedik, belki görsek de sen gibi hissetmezdik ama senin hissini yakalıyoruz. Onu belki bir manzara mal etmiyoruz. Ama hissi yakalıyoruz. İşte bu gerçek üstü bir şey… Belki de bu yüzden sanat bir terapi olarak kullanılıyor. Yazmak, çizmek, okumak, dinlemek, çalmak, izlemek, oynamak… neresinden tutarsan tut… Belki de mektup, tavşan deliği, taş, iksir… aslında sanat. Sanata zerrece yetenekli olman gerekmiyor. Karalasan yeter. Müzikte salınsan yeter. Sadece kendi rengin neyse onu görmen için fırsat sunan bir alan. Senin rengin bilim olabilir, spor olabilir, zanaat olabilir, her şey olabilir. Ama onu özgünce yapabilmendir seni ileri taşıyacak olan. O özgünlük de serbestçe, gerekirse çocukça, saçmalayarak, güzel ne, çirkin ne, iyi ne, kötü ne düşünmeden üretmekle keşfediliyor… Mantık, gerçekçilik bir kenarda dursun. Görelim, kullanalım. Ona da ihtiyacımız var. Peki daha ötesi? Ona da var mısın?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close